20 Nisan 2016 Çarşamba

Kaybolan Cesettir



Gönlüm ovalarda yüzen bir nehir
Dosta varmak için yapmaz tehir
Gezerim varmak için şehir şehir
Göremezseniz de beni gönlünüze sorun
Gönlünüzde göremezseniz de halimi hayra yorun
Hangi ovada hangi taşa takıldım bilinmez
Beni havada uçan kuşa sorun
Kuşlarda görmemişse eğer ey dostlar
Gökyüzünde yağan Rahmet yağmuruna sorun beni
Rahmet yağmuru ile yağarım gönlünüze
Bu nedenle sizler de boşuna aramayın beni ey dostlar
Aramayalım birbirimiz can canayız bizler kaybolmayız
Kaybolan cesettir Ruh kaybolmaz alınan her nefestir


Dost meclisinde dosttan ayrı kalınır mı?
Dost dediğin candan sever hiç yanılır mı?
Dost kapıdan sevip sevmiyor mu diye bakılır mı?
Dostun sokağında yürürken yolda taş var mı diye bakılır mı?
Avuçlarımda dökülür dostun gül kokusu
Yârin yanında gelir mi aşığın tatlı uykusu
Odayı sarmışken yârin o cennet kokusu
Arama yârim beni ben senin gönlündeyim
Gönlünde bulamazsan bak gözlerinde içindeyim
Gözlerinde bulamazsan da ey yârim
Ağlarken dökülen bir damla gözyaşındayım
Bu nedenle beni boşuna arama yârim
Aramayalım birbirimiz can canayız bizler kaybolmayız
Kaybolan cesettir Ruh kaybolmaz alınan her nefestir


Gönlüm kıblesi Rahman Kâbe’sine dönük
Yollarım işgal değil hep açık aşka dosta dönük
Nazlı yar ile dost yanında değilim boynu bükük
Varırım dostun yârin yanına gönlüm önlerinde çökük
Sarar onlarla beni sımsıkı bir alçak gönüllülük
Damarlarımızda gezen edeple gülen bonkörlük
Arasam da aramasam da dostla yârim hep yanımda
Hissederim gelişlerini yürüyüşlerimi hep canımda
Aramayalım birbirimiz can canayız bizler kaybolmayız
Kaybolan cesettir Ruh kaybolmaz alınan her nefestir

Kul Mehmet’im ömür kula sürgün değildir dosta yâre meyillidir
Arar bulur diyar diyar gezer görünce dostu yâri sezer bellidir
Dost gönüllü aşk gönüllü olanı Rahman gönüllere sultan eder
Sultan eder gönülleri doğrultan sıkıntıların azaltan eder sever
Sevenler zaten sultandır bilinmese de o sever takılmaz geçer
Pas tutmuş gönül kapıların açar usul usul gönüldeki dikenleri biçer
Aramayalım birbirimiz can canayız bizler kaybolmayız
Kaybolan cesettir Ruh kaybolmaz alınan her nefestir

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-



Yorum Gönder

Yayınlarım

Otuz Ağustosu Biz Tarihe Böyle Yazdık

  Otuz Ağustosu Biz Tarihe Böyle Yazdık Zaferleri şanla biz tarihe böyle yazdık Silah yoktu bu elde o alnı karışladık İman toka...