5 Nisan 2015 Pazar

Gittiğin Zaman Hoşça Kal Diyememiştim



Senli günlerim daha taptaze zihnimde, gidişinden… Aah… Zalim gidişinden sonra…
Sensizlikten zaman çıldırdı ben çıldırdım artık, vakit vakit olmaktan çıktı zulüm oldu artık bana, ne söylemeliydi gitmeden önce bilmiyorum gitme dedim çektin gittin ve beni yalnızlığa mahkûm ettin gittin.

Sustum, anlatamadım anlamadın ya da ben anlaşılır bir insan değildim diyeceğim ama ne dedinse yaptım üzmedim kırmadım, kırsaydım üzseydim şimdi üzülmezdim diyorum, ama hayır ben öyle bir insan değilim bilemiyorum… Anlayamıyorum.

Şimdi gitme yanımda kal dediğimde kalsaydın… Aman boş ver çektin gittin işte ben daha neyi düşünüyorum, neyi özlüyorum ki seni neden yazıyorum ki…

İşte şimdi sildim her şeyi seni hatıraları resimlerini gülüşünü… Şimdi çok daha rahatım ne gereği vardı boşuna kendimi üzmenin terk edip giden seni düşünerek vaktimi öldürmenin ne gereği var ki…

Sen şimdi başka hayatı yaşayacaksın ben başka bir hayatı, şimdi ne sen varsın ve nede seninle olan ben varım…

Bir daha gelmene de hiç gerek yok, hatta gelmeyi düşünürsen de hiç gelme…
Artık yarınım masmavi düşlerim masmavi sensiz kendime ait bir dünyam var, gittiğin zaman hoşça kal diyememiştim şimdi diyorum hoşça kal…

Şimdi yağmur yağıyor, yağmur altında sensiz yürüyorum… Gök kuşağına ismimizi yan yana, yazmıştım şimdi onu da sildim.
Mehmet Aluç



Yorum Gönder

Yayınlarım

Otuz Ağustosu Biz Tarihe Böyle Yazdık

  Otuz Ağustosu Biz Tarihe Böyle Yazdık Zaferleri şanla biz tarihe böyle yazdık Silah yoktu bu elde o alnı karışladık İman toka...