28 Haziran 2015 Pazar

Kuru Bir Öksürük Gibi



Kuru bir öksürük gibi yapıştı bakışların göğsüme
Taze açan çiğdem dalları gibi yeşerdin gönlümde
Melal hayatım değişti sen mahallemize geldiğinde
Kuru bir öksürük gibi göğsüme yapışmana hayranım

Yüreğime inen sessiz bir yumruk gibi kendime getirdin
Ansızın kaplayan sancı gibi saplanan sevincimi büyüttün
Kıvrandıran bedendeki çığırtkan feryatlarımı susturttun
Kuru bir öksürük gibi göğsüme yapışmana hayranım

Gül bakışınla bir anda nasılda çizildi kaderimizin yolu
Islak vadilerde gülüşün parlar gönlüme budur aşkın yolu
Boşa çırpınmışım çığırtkan kuşları gibi sensin merhametin kolu
Kuru bir öksürük gibi göğsüme yapışmana hayranım

Uzak bir masalın karanlığında düşlerim artık özgür gelişinle
Kapısına zincir vurulmuş hislerim seninle özgür gülüşünle
Fi tarihinde kapısın kapattığım gönül kapım açıldı güzel bakışınla
Kuru bir öksürük gibi göğsüme yapışmana hayranım

Boşuna kahırlanıp yıkılmışım gayem seni beklemek olmalıydı
Kelebekler gibi savrulmak yerine sana koşmak olmalıydı
Sancılı arabesk şarkıların içine düşeceğime hayaline düşmek olmalıydı
Kuru bir öksürük gibi göğsüme yapışmana hayranım

Bir yol kıvrımı gibi ayrılık yollarına bakmak boşuna gözlerini aramalıydım
Yanık kokan özlem kokan dağların kokusu yerine kokunu ciğerlerime çekmeliydim
Yanık yaralarıma basan ayaklarını beklemeliydim kanayan yaram yerine
Kuru bir öksürük gibi göğsüme yapışmana hayranım

Gönül pencerem de üç mavi çiçek açtı üç beyaz kuş kondu
Biri benim, için biri senin için birisi yarınımız için
Gözyaşlarımla sularım çiçekleri ellerimle beslerim kuşları gelişin için
Kuru bir öksürük gibi göğsüme yapışmana hayranım
Mehmet Aluç



Yorum Gönder

Yayınlarım

Otuz Ağustosu Biz Tarihe Böyle Yazdık

  Otuz Ağustosu Biz Tarihe Böyle Yazdık Zaferleri şanla biz tarihe böyle yazdık Silah yoktu bu elde o alnı karışladık İman toka...