24 Şubat 2015 Salı

Düşüncelerimizi İfade Edememenin Ezikliği



Farkında mıyız bilmem, düşüncelerimizi başkalarının yanında ifade edememenin ezikliğini hep yaşıyoruz! Başkaları kendi düşüncelerini ifade ederken ona hayran kalırız, kendimizde yerin dibine sokarız ne acı bir tablo değil mi?

Birde karşımızdakinin fikrini tartmadan incelemeden hemen ona adapte olur bu fikrini özgürce sunanların sunuş ekline hayran kalır kendi düşüncemizi uçurumlara atarak ve şaşkınlık içinde sanki karşı düşünce çok doğruymuşçasına hemen körü körüne- incelemeden aklımızda elemden- peşinde sürüklenir gideriz!

Eğitim alırken bizler düşüncemizi ifade etmenin eğitimini almadık ama, o anda elimizi dilimizi bağlayan yok ki, bir nebzede olsa halimizi birkaç söz ile ifade etmenin özgürlüğünü yaşayarak kendimizi ödüllendirmeliyiz, en azından fikrimizi açık açık anlayışlı olarak ifade etmenin zevkini yaşamalıyız amma, maalesef buda olmuyor…

Yaşarken bize bu konu hakkında görüşünüz nedir? Bu konuda ne söylemek istersiniz? Konusunda eğitim verilmedi ama günümüz teknolojinin Altın çağını yaşıyoruz yani biraz el insaf yani, az katılımcı olmak gerekmez mi?

Gönül kapımızı sonuna kadar açmak var iken, aç kapa aç kapa o kapı gıcırtısından sinir olarak bildiklerimizi de unutuyoruz!

Gönül aşk ile merhamet ile sevgi ile beslenir güçlenir ilim ile yol alır gider ama hangi ilim ile insan zekası değişken, en güzel ilim imanlı bir kalp ile yazılmış Rahmanın emrine uyarak insanlığın emrine sunulmak için alınmış ilim ile yol alınmalı, kişisel düşünce ile ilim sadece bireylerin mutluluğu içinse, toplumsal başarı ile güzel yarınlar için yol açmaz ve de faydası olmaz…

Diyorum son sözü size bırakıyorum gönül dostları…


Mehmet Aluç
Yorum Gönder

Yayınlarım

Otuz Ağustosu Biz Tarihe Böyle Yazdık

  Otuz Ağustosu Biz Tarihe Böyle Yazdık Zaferleri şanla biz tarihe böyle yazdık Silah yoktu bu elde o alnı karışladık İman toka...