28 Şubat 2015 Cumartesi

Ecel dokunmadan vedasız gitme




Ecel dokunmadan bu tatlı cana
Dili hançeri düzelt yazıktır akan kana
Ağlar gönül bak yana yana
Ecel dokunmadan vedasız gitme sonsuz hana

Gönül bağına vefasızlık dikeni ekme
Cefa gelince başa terk edip gitme
Sineleri kor alev ile yakıp gülme
Ecel dokunmadan vedasız gitme sonsuz hana

Karabasan gördüğünü düş diye yorma
Üç günlük dünyada halim ne olur diye sorma
İmanı taşı gönülde nefis şeytan ile beraber olma
Ecel dokunmadan vedasız gitme sonsuz hana

Dünya bu gelen gider neden gidildiğini bil
Günahı nefreti tövbe ile haydi durma sil
Nefret kin ile kardeşini öldürmedi mi kabil
Ecel dokunmadan vedasız gitme sonsuz hana

 İman Dua aşk gönlün dalgalanan bayrağıdır
Kış ayından sonra gelen elbet bahardır
İman ile gönlünde insanlara gülümsemedin çoktandır
Ecel dokunmadan vedasız gitme sonsuz hana

Gözlerde yaşlar akar şıldır şıldır
Gönül bu yanmasın değil ki o tandır
Ecel gelince iyilikten başka geride ne kalandır
Ecel dokunmadan vedasız gitme sonsuz hana

An Rahmanın o güzel cana can veren ismini
Nefis şeytan ile yok etme nurdan nur cismini
Ahiret gününde Rahman versin sağ eline defterini
Ecel dokunmadan vedasız gitme sonsuz hana

Güneş gibi bekle karanlıktan sonra doğmayı
Ramazandan sonra mümine hediyedir bayram ayı
Kazancında eksik etme muhtacın hakkı olan payı
Ecel dokunmadan vedasız gitme sonsuz hana

Kul Mehmet’im çiçek gibi bekle baharı
Erken açarsan soğuk yakar yaprakları
Rahmanın dilediği güne kadar dağıt mutlulukları
Ecel dokunmadan vedasız gitme sonsuz hana
Mehmet Aluç







Yorum Gönder

Yayınlarım

Otuz Ağustosu Biz Tarihe Böyle Yazdık

  Otuz Ağustosu Biz Tarihe Böyle Yazdık Zaferleri şanla biz tarihe böyle yazdık Silah yoktu bu elde o alnı karışladık İman toka...